Takı yapmak ilk heyecanını ufaktan kaybederken, yepyeni bişi öğrendim : TEL KIVIRMA.
Tabii hemen Ankara'daki Semih Yener'e gidildi bilumum tel çeşitleri ve aleti alındı. Hemen yakınlardaki taş satan dükkandan da turkuaz vs. taşlar alındı, başlandı üzerleri tellerle süslenerek kolye ucu yapılmaya. Hatta hızımı alamayıp bi de yüzük yaptım ama komik oldu, basmıycam.
Bunun zincirini ufacık turkuaz taşların aralarına minik gümüş toplar yerleştirdim. Gümüş kaplama tel de sordum olmuşken tam olsun diye ama yoktu. Gümüş rengi 0.80'lik tel kullandım.
Biraz yamru yumru oldu farkındayım ama çookk severek takıyorum.
Bunları yaparken bütün malzemeyi bi kutuya dolduruyorum, kapağına da Minnoş hanım kuruluyor. Biraz çalışmama izin verdikten sonra sıkılınca gelip kolumun üzerine yatıyor kıskanç kedim benim. Yok eğer ufak ve ses çıkaran boncuklarla çalışıyorsam ya da misinaya dizilmiş boncukları kışkırtıcı biçimde sallıyorsam zaten hiç şansım yok. Direkt atlıyor tabii ki.
Bu arada ebru kursuna başladım. Geleneksel yöntemlerle çalışacağız. Çok zevkli olacak ama çokk piss iş. Öd felaket kokuyor. Neyse kitrelerimiz hzırlanmış durumda, boyalarımız ezildi ve bekledi yeterince. Bu hafta başlıyoruz, görüntüleri sizlerle paylaşırım.
Sevgiyle kalın.