çandarlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çandarlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2011 Pazartesi

ÇANDARLI KEDİLERİ

Öncee sarı cüce... Nasıl kucak kuzusu anlatamam. inatla minder istiyor. Minderi kaldırsak da inatla oturdu sandalyeye:) Alışmasın diye sevmiyorum fazla, kışın bir başına kalacak çünkü. Biraz mama desteği alması için kuru mama bırakacağız kalanlara ..


Bu siyah cadı sitemizin kedisever müdavimi teyzenin kedisi. Habire doğurduğundan olmalı pek asabi. Fotoğrafı bile alelacele çektim, hırlamaya başladı hemen:) Minnoş'a da satasşıyor sık sık. Yavrusları pek tatlı.


8 Eylül 2011 Perşembe

KOZAK YAYLASINDA KAHVALTI

Bütün yaz miskinlik ettikten sonra dönüşe yakın gezmeye başladık.
Geçen gün komşularla otururken Antalya Çakırlar'daki köy kahvaltısını ballandırıyordum ki Bergamalı komşumuz Kozak yaylasını anlattı. Bu sabah arabaya doluşup gittik. Bergama üzerinden, son derece güzel bir yolu izleyerek çam ormanının içinden yaylaya çıktık.

Dağın bir tepesinde hiç ummadığımız temizlik ve güzellikte bir tesis, Pinea Cafe. Manzara da muhteşem.




Yörenin ekşi maya ekmeği burada da vardı. Kendileri yapıyorlarmış, nefisti. Çandarlı'da öğrendiğim kadarıyla baharda, hıdrellezin ilk yağmuruyla ekşitiyorlarmış mayayı. Sonra her yoğurdukları ekmekten bir parça mayalık ayırarak bir yıl kullanırlarmış o ekşi mayayı. Ekmeği enfes oluyor.
Gidecekler önceden rezervasyon yaptırmakta yarar var, kalabalık oluyor.
:)) tembellik başa bela, işte de iletişim bilgileri:))

5 Eylül 2011 Pazartesi

DÜĞÜN SOFRASI

Pazar akşamı köy düğünündeydik. Amanin köyün bir güzel manzarası var, bu kadar olur.
Neyse önce mamalarrr

Çorba, keşkek, nohut,et, pilav, etli patates, cacık, zeytinyağlı fasulye, salata, turşu ayrıca geldi, tel kadayıf. Ekmek düğün için özel yaptırılmış Zeytindağ'da, ekşi maya ekmeği. Baharın ilk yağmurundan mayayı kendileri ekşitiyorlar köylüler burada. Sonra o mayayı kullanıyorlar sürekli.
Bu da düğün evinin manzarası...

3 Eylül 2011 Cumartesi

ÇANDARLI MİNİKLERİ

Minnoş Sultan tedirgin olmasın diye yazlıktaki kedilere uzaktan mama verip pek yanaşmadık. Amaa ikisi sarman biri teki,r 3 yavru kalbimizi çaldı. Tekir olan en şirinleri. Yaz sonu gene korunaklı köşeler hazırlayıp bırakacağız. Bir de sitede kalan aileye biraz kuru mama vereceğiz ama gene de koca kış:((


26 Temmuz 2010 Pazartesi

FUL

Sabah gazeteyi koltuğumun altına sıkıştırmış eve dönerken komşulardan biri bahçesinden kestiği minicik bir çiçeği, domatese saplayıp uzattı:))) Sabah sabah bu ne güzellikkk... Çiçeğin adı ful, domatese saplanması ise daha çok dayanmasını sağlarmış. Şimdi bu çiçeğin fidesi aranıp bulunup bahçeye ekilecekk...

17 Mayıs 2010 Pazartesi

KEKİK, PAPATYA DERKEN EYVAH MİNNOŞ DIŞARI ÇIKMAK İSTİYOR...



Minnoş'la uçak yolculuğumuz rahat geçti. Kızımız çok çok korktu biraz da miyakladı ama motorun gürültüsü bastırdı kızımızın sesini, kimse rahatsız olmadı. Eve gelince verdiğimizin sakinleştiricinin etkisi geçene kadar odaya kapattık onu. Birkaç gün sürdü eve alışması. Kucağımızda ilk bahçeye çıkma denemesi, sokak kedilerinden birinin pıhlamasıyla sonuçlanınca aklı uçtu benim ev kedisi kızımın. Kapı açılınca üst kata kaçmaya başladı. Aman da ne güzel kuzumuz ev kedisi olmuşş derken dün gece aniden dışarı çıkmak istedi. Ankara'da apartman içine kaçınca geri dönsün diye yaş mama veriyorduk. Dün akşam yaş mama verince aklına düşmüş olmalı. Bahçeye açılan kapının önünde sürekli mızmızlanıyor. Derdi sokağa mı çıkmak yoksa mama yemek mi, emin değilim...
Büyük ihtimalle sokaktaki kedilerden dayak yeyip bir yerlere saklanacak, bizi aratacak elimizde yaş mama ve ton balıklarıyla ama...



Dün kekik topladıkk. Bi kucak. Demet demet bağlayıp astık. Yıkanmazmış, öylece gölgede kuruyacaklarmış, peki öyle yaptık. Her papatya da kurumazmış, böyle sarı kısımları sivri olacakmış, o da tamam. Ohh mismis kokuyor teras. Bi de yakıştılar.


2 Mayıs 2009 Cumartesi

BAHARDA EGE

Hiç bu mevsimde gitmemiştim Çandarlı'ya.

Her yer çiçek. ıtır, kokusunu çok severim zaten de çiçeğini ilk kez gördüm..

Bunu da bildim, mor salkım... :))


Bunda çuvalladım işte, nedir bu ağaç? nasıl güzel açmış.