Minnoş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Minnoş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2012 Cumartesi

BİZİM EVDE BEBEKK VARR:))

Dünden beri bu haldeyiz ev ahalisi olarak. Ağzımız fiyonk, gidip gelip Nazlıyı kolaçan ediyoruz. Kutusundan hiç çıkmıyor gibi, yavruyu da saklıyor. Kutunun içine plastik kapakla mama koyduk az az, kafasını uzatıp yedi bitraz ama pek de yedi sayılmaz. Pek yorgun sanırsam. Anam bunlar sokakta bi başlarına doğurunca yazıkım bi deri bi kemik kalıyorlar tevekkeli.
Neysem dışardan halen foto yok anlıyacağınız.  Daha bi günlük bebekimiz bikaçgüne müşerref olabiliriss sanırsamm. Daha uzun ve içi bölmeli bir kutu hazırlamalıyıs şimdiden. Yavrus palazlanınca hemen taşırız kuzuları:)
Minnoş maymunu da evde temizlik sevmeyenlerden. Temizliğe gelen ve onu çokçok seven ablasını taciz eder sürekli.


Begonvilli Ev örgü bloğunda basmış geçenlerde örgü kolyeleri. Bu da bizim 4 belki 5 yıl önce yaptığımız ve özellikle kışın bıkmadan kullandığım kolye. Yıkadım bile, bişicik olmadı:))

 Bu da ablamın ayırdığı kumboncuklardan son yaptığım kolye. Daha bu pilav çokk su kaldırır mı derler... Neyse bu malzemeden önce mumluk, sonra kolye bakalım neler çıkacak?


27 Mart 2012 Salı

AKLIMIZ TANDOĞAN'DA BİZ EVDE

Bahar nezlesi yüzünden kılımı kıpırdatamıyorum, evde canlı yayında Tandoğan'daki toplantıyı izliyorum. 
Minnoş cadısı, dolap üzerini keşfetti ya mutfak camını açık bulunca ordan doğru hoopp tezgah üstü dolapların üzerine...


Ama nasıl güzel kuzum bakar mısınız...

Bu arada hanımlar özellikle de Flamma yapıp yapıp güzellikleri basıyorlar ya kıskanç oldum:)) 


Ablam emeklilikte benim boncukları tasniflemeye başladı ya, bir kase dolusu kumboncuk ayırmış. E bunlar renklerine ayrılmaz, karışık kullanacağız, iyisi mi tele dizip bir mumluk daha yapalım. Evde durup duruyordu 2 tane, birini boncuklamıştım, diğerini de bunlarla kapladım.


Biraz iri kumboncuklar da ayrıldı ablam tarafından bir kutu da onlardan var şimdi:)) Onları da siyah mum ipe dizip dizip...
İnci boncuklardan da ayırmış ama boyları, renkleri farklı... Olsun onları da çivile gitsin, diz tele, hah şu metal aparat ta biçilmiş kaftan.. Heh he sevgili Annoya'mızın yemek yapmasına benzedi bu kolye, çokk zevk aldım:))

Bu kadar şimdilik, bir fincan daha kahve yapayım şimdi...

10 Mart 2012 Cumartesi

YENİ BATTANİYEMİZ

Parçaları evdeki artık yünlerden örüp birleştirmeye kalkınca çuvallamıştım. Annem hışımla elimden alıp kaldırıp bir kenera atmış ve her zamanki gibi Nenoni toparlayıp götürmüştü. Birleştirdiği kaçıncı battaniye olduğunu unuttum, 4 sanırım:)) 
Geçtiğimiz hafta yeni battaniyemiz birleştirilmiş vaziyette geldi ve salondaki devrilip uzanma kanapesinin ayak ucuna yerleştirildi.

Ben yatamiyim diye biçimsiz yere koydun aklınsıra bunu di mi?

Heh afferimm bööle iyi .

Minnoş tarafından test edilip onaylanmış bulunuyor.

18 Ocak 2012 Çarşamba

BU SOĞUKTA DIŞARDA UYUMASANA

Kara böcüğümüz yok 10 günü geçti. Tekir yalnız, bu soğuklarda iki kardeş ısıtırlardı birbidrlerini ama ...
Soğuktan donacak, bu gece -10 olacakmış, tamam cam önü, kuytu o kadar olmaz ama gene de çok çok soğuk ve bizim tekir hep kutunun üzerinde. Akşam gidip gelip baktım  termoforu sarıp koydum, neyse 22:00 gibi girmişti. Sabah altıda uyanıp tekrar baktım  kutunun üzerinde uyuyor şapşal, Termoforu sı cak suyla doldurup tekrar koydum, bakalım,,,
Mahallenin iri beyazlı  kedisi musallat oldu bizimkinin yuvasına ondan da oluyor bunlar, halbuki birlikte uyusalar ya,,,

 Şimdi baktım gene dışarda yatıyor, hasta olacak:(

Evdeki cadı da gene en sıcak köşeyi bulmuş:)

31 Aralık 2011 Cumartesi

BİR DAHA MUTLU YILLARR

Sonunda Minnoş'un ağacın önünde fotoğrafını çekebildim.

29 Aralık 2011 Perşembe

MİNNOŞ, CAM GÜZELLERİ, ÇOK SOĞUKK

Minnoş kızımızın bu sıralar evdeki en favori yerlerinden biri, benim gardrobun üzeri.



Cam güzellerinin keyifleri yerinde. Bugün evde temizlik vardı, onların yuvası da silkelendi, gazeteleri değişti, altlarına serdiğim kazak parçaları çırpıldı :)) Termorofun suyu da sıcak suyla değişince hop girdiler yuvalarına.

28 Aralık 2011 Çarşamba

ÖF VE DE PÖF

Bari gidip Minnoş'u mıncıklıyayım, bir de güzel uyuyor...

24 Aralık 2011 Cumartesi

KIŞ HALLERİ

Sevmiyorum karanlığı. Kışın hava erken kararıyor ya, kararmadan eve atıyorum kendimi. En kısa günü bu sene de atlattık. Şimdi dakika dakika izleyeceğim günün uzamasını.
Minnoş içinse kış demek kalorifere yapışmak demek. Hava daha soğuk olsun ki, kalorifer daha çok yansın diye duaya oturmuş vaziyette:))

Geceler uzun olunca evde daha çok zaman, daha çok elişi demek.Ben tembel bilgisayarın başından kalkabilirsem yapacağım bişiler:))

Kış demek, kabak tatlısı demek, boza demek... Yenimahallede bozacı geçmiyor. Kolej tarafında otururken geçerdi her gece, "booooozza"... Ondan almazdık, Akman'dan alınırdı boza ama hoşuma giderdi.

Hepinize keyifli haftasonları.

16 Eylül 2011 Cuma

GELDİKK

Çandarlı'dan İzmir havalimanına 2 saat, gene erken geldik bak bekle 1.5 saat, uçakla yaklaşık 1 saat valizi al eve gel derken toplam 5 ssati bulan bir yolculuktan sonra evimize geldik. Minnoş'a sakinleştiriciyi patisine ve ağzına sürerek verebildik gene. Güvenlik kontrolünden kucağımda kaçamadan geçtikten sonra, ilaca rağmen çantaya girmemekte direndi, cadılık etti.
Evi hemen hatırladı ama sanki biraz surat asıyor. Bu hafta sonu veterinere götürmeliyim ama hemen yolculuktan sonra bir de veterinere giderse hepten küser mi acaba...

14 Eylül 2011 Çarşamba

YOLCUDUR ABBAS

Yaz sezonunu kapatıyoruz. Minnoş'la birklikte Ankara yolcusuyuz yarın.  Burada yazlıkta terasta bahçede dolaşıyordu. arada popoyu kaptırdığı da oldu elbet:) Bakalım Ankara'da evde kapalı kalınca ne tepki verecek...

28 Ağustos 2011 Pazar

MİNNOŞ'UN NESİ VAR:((

Yazlıkta arada diğer kedilerden paparayı yeyip koşarak eve geldiği oluyor. Biz de Minnoş'u dışarıda asla yalnız bırakmıyoruz zaten. Birimiz nöbetçi kapı açıcı (koşarak eve gelme ihtimaline karşın) terasta bekliyoruz. Dün gene bir kedi ciyaklaması ve Minnoş fırtına gibi eve geldi kapıyı açtık girdi içerde koltuğun üstüne kıvrıldı ve saatlerce kalkmadı. Ben girip biraz sevince huysuzlandı kalkıp yukarı çıktı ve ne yedi ne içti. Üst kattaki 2 odada da sevdiği, ona ayrılmış yataklar var. Arada yer değiştiriyor ama ne yedi ne içti.


Bakabildiğim kadarıyla dışarda yara beresi yok. Sadece korktuğu için bu kadar tepki verir mi:((

Sabah meyveli yoğurt getirdim, iştahlşa yedi bir iki kaşık kadar gene yattı.

Üff ya bişiysi olmasın nolurr:((

NOT: Dayanamadım Ankara'daki veterinerinmizi aradım. Aydın Hoca'nın söylediğine göre büyük ihtimal ısırılmış. diş iizi tüylerden belli olmazmış. Dişle beraber mikrobik bir durum, buna bağlı olarak da ateş ve halsizlik olabilirmiş. İzleyeceğiz, vücudunda şişme oluırsa, bu durumu sürerse antibiyotik şuruba başlıyacağız. Örgü  sepeti'nin bloğunda görmüştüm, aynısı o boyunluktan Minnoş'a yapıyuorum, nazar boncuklusundan:((


20 Ağustos 2011 Cumartesi

KEDİLERDEN ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR 1

Kedilerden özellikle de biz kadınların öğreneceği çok şey var.
Bence ilk sıraya yan gelip yatma, keyif çatmayı koymalı.
Nasıl da güzel uyurlar, gerine gerine:))


 Alttaki fotoğrafa gelince, mermer masa zamanında köpeklere de yatak vazifesi görmüştü. Kışın çevresi güzelce kalın naylonlarla kaplanır, içine kartonlar konur, pisilere sığınak olsun diye. Minnoş hanım geçen yaz yüzüne bakmadı masa altının. Bu sene sanki ilgilenince, hemmen durumdan vazife çıkardıkk:) Annem güzel maviş, pufuduk bir minder dikti kocaman. I ıh, hiçç ilgilenmedi, minder dışardayken tamam ama masanın altındayken çıkmıyor kesinlikle. Sandalye minderlerinden birini koyduk biz de...

2 Ağustos 2011 Salı

YÖRÜK PARKI

Antalya'ya bu kez gittiğimde, uzunca süredir- belki 10 yıl gitmediğim Yörük Parkı'na gittik. Kemer'e kadar gitmişken o tarafa yürüyüp bir ayran- gözleme yedik daha doğrusu. Hiç bozulmamış olmasına sevindim, 20-25 yıl önce nasılsa, öyle...



Minnoş olmadan olmazdı ki:))

30 Temmuz 2011 Cumartesi

YATAK BANA KALDI SONUNDA

Kışın Ankara'da benimla aynı yatağı paylaşan Minnoş yazlıkta ayrı yatak için ısrar ediyor. Kendisi için seçtiği yatağa ben yatınca da baya bir tepki gösterdi. Gece üzerimde geziniyor, gündüz benden önce yatağı kapıyor:) Nenoni gidip ben odama dönünce yatak da ona kaldı.

28 Haziran 2011 Salı

GELDİKK

Minnoş'un iki kez burnunu çantadan çıkarma girişimi dışında sakin geçti yolculuğumuz. Veterinerimizxin önerisiylke Sedapet veriyoruz evden çıkmadan yarım saat kadar önce. Biraz ağzına sürdüm biraz da yaş mamaya karıştıdım. Yazlık evi de hatırladı  sanırım. :Kolay uyum sağladı ama biz gene de birkaç saat odadan çıkarmadık. İlacın uyuşukluğunu geçene kadar bekledik. Şimdilerde bilgisayarın arkasını özlemiş, masada keyif yapıyor:))
Yarın Minnoş'u ablamla bırakıp Antalya'ya gidiyorum. Eski dosrlarla rakılayacağız:))

3 Haziran 2011 Cuma

EH BE MİNNOŞ



Seçimden sonra Çandarlı yolcusuyuz. Zaman daraldıkça bizi aldı bir telaş. Minnoş'un uçakta kabinde uçabilmesi için çantasıyla beraber 6 kg'ı geçmemesi gerekiyor, yoksa hoopp ambara bavulların yanına. Eh Minnoş'un bu durumda az biraz fazlası varrr:)) Gerçi eski bir havacı olarak o kadar nazım geçer sanırsam. Yolcu ağırlığı da hesaplanır uçaklarda ve örneğin kadınlar 65 kg olarak alınır:)) Şimdi benim 30 kg fazlam mesele değil de kedişimin 500 gr ı mı mesele:)))

Neyse, gene de diyete soktuk bizim zilliyi. bir de dün kuru maması bitti. Akşam hepten az verebildik. Tabii sabahın beşinde geldi mızık mızık... Öyle de güzel uykum var kalkmadım. Vay sen misin kalkmayan, şort.... Bacağımda yorgandan yayılan bir ıslaklık ve Minnoş'un eşelenme sesiyle fırladım yataktan. Çiş yapmış denmez, seller götürüyor benim yatağı ve öyle de sakin ben yataktan fırlayonca önüme düşüp kıvıra kıvıra odasına gitti, mama kabının başına oturdu, gene mızık... Nenoni bu durumlarda 'daha ne yapsın hayvan, ağzıyla mı söylesin' der.... Valla haklı, bizimki söylüyecek az kaldı:)))

Gerisi gülme krizi tabii. Sabah beşbuçuk filan yatak kılıfına kadar soyulup banyoya, yorgan battaniye ne varsa artık. ben de elbette:)) Sahi, hepsinden önce Minnoş hanıma yaş mama ekmekle güzelce bir yemek hazırlandı, acaba tuvaleti mi iyi temizleyemedim diye arada hemencecik o da halledildi, sonra sıra geldi banyoya filan.

19 Aralık 2010 Pazar

KEDİLİ EVLERDE YILBAŞI

Önce şunu izleyin
http://www.youtube.com/watch?v=nn2h3_aH3v

Gelelim Minnoş'a...


Yaşasınnn...


Bi yerlere gitmem, eğlence başlıyor

Ama uykum vardı benim, çabuk bitsin şu iş...

29 Ekim 2010 Cuma

ÖFF YAA ÖFFF YAAA

Napçaz şimdi
Arka taraftaki penreye zaman zaman gelen pisi son günlerde her sabah gelir oldu. Süt,mama ne varsa veriyorum. Yeyip gidiyor .. du...
Bugün itibarıyla konuşlanmış durumda, camın dışında öölece oturuyor. Arka balkona yuva yapayım diyorum, ordan da eve girer bu gidişle, bu sefer de Minnoş cadısının rahatı kaçar:(
Minnoş sultan evdeki koltukta keyif çatarken o pisinin oracıkta oturması ... Öff yaa

17 Ağustos 2010 Salı

DÖN DOLAŞ ANKARA


Anneannemin vefatıyla tatili kesip memlekete gittik apar topar. Ne kadar yaşlı olursa olsun, her ölüm erken ölüm. İçimiz acıyarak toplaştık memlekette.

Tabii ki ben önce Ankara'ya uğrayıp Minnoş'u birkaç günlüğüne veterinere bıraktım.

Pazar günü Ankaraya'ya gelir gelmez Minnoş'u aldım. Eve birlikte geldik. Amanin bizimkinde bir surat, yerlere değiyor. Bahçe sefalarının bitip eve tıkıldığından mıdır, yoksa 3 gün veterinerde kaldığından mıdır bilemiyorum. Saklambaç kovalamaca, ben seni ısıriim ... Bütün oyunları deniyorum ı ıhh. Bol yaş mama vermeyi denedim gönlünü almak için ona bile surat astı.

Yazlık eve alışması 3 hafta sürmüştü ama orası yabancıydı, burayı hatırladı sanırım daha .abuk alışacak. Tabii ki son kararı Minnoş Sultan verecektir.:))

4 Ağustos 2010 Çarşamba

KEYFİMİZ YERİNDE

Yazlık eve alıştım iyice. Evin çevresinden ayrılmıyorum hiç. Boncukçu 'maşşallah' deyip duruyor:)) İlk günler sokak kedilerinden çok ama çokk korktum. Şimdilerde alıştım. Hatta Boncukçu onları kovalarsa ben de kovalayabiliyorum:)) İlk günler camın arkasından pıhhlayıp yukarı odaya kaçıyordum.
Buralar pek bi güsell, Ankara'ya dönünce gene eve kapanacağım, burnundan getireceğim hepsinin.