31 Ekim 2008 Cuma

BİR KEZ DAHA 'YAŞASIN CUMHURİYET'

Yaşasın Cumhuriyet
Gölköy adında bir yer varmış Gelibolu'da
Televizyonda gösterdiler geçen gün.
Gelenek edinmiş köy halkı,
"Ben kendimi bildim bileli bu böyledir"
Diyor muhtar:
29 Ekim'de toptan sünnet ederlermiş çocuklarını...
Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi
Kirvesi tutmuş kolundan
Yatırdılar bir kamp yatağına,
Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi
Elinde bıçağıyla,
Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:
"Yaşasın Cumhuriyet" diye
Bunun üzerine de ekran karardı
Korkarım bu, sade gölköylülerin değil, umumumuzun
Sade küçüklerin değil, büyüklerimizin de
Düştüğü bir tarihsel yanılgı
Çünkü sünnet değil, farzdır Cumhuriyet
CAN YÜCEL

30 Ekim 2008 Perşembe

KARAR VERSELER DE BİZ DE BİLSEK


Bu iş beceriksizlik kokmaya başladı sanki?

Sinirleniyoruz ufaktan, hazır tırnaklar da kesilmemiş...

29 Ekim 2008 Çarşamba

28 Ekim 2008 Salı

OHH BE, KAVUŞTUKK

Sevmedim o wordpressi işte.
Yuvaya dönüyoruzzz :)))

25 Ekim 2008 Cumartesi

WORDPRESSTEYİZ

Yakında komşu teyzelerin dedikokudusuna da sansür koyacaklar, şaşırmayın.
Efendim biz Minnoşla pılı pırtıyı topladık wordpresse taşındık. bekliyoruz
http://minnosveboncukcu.wordpress.com/

13 Ekim 2008 Pazartesi

RESMEN DE EMEKLİ OLDUUMM



Valla bunca özelleştirmenin, işsizliğin, kötü yöneticilerin arasında nasıl becerdimse becerdim, emekli oldum :D

Darısı olamayanların başına.

Gerçi yıllar evvel emekli olan bir abimiz, 'Çocuklar ben emekli oldum ama sizinki zor vallahi' demişti. Haklıydı elbet. Özelleştirme, derken işsizlik ve 30'undan sonra yeniden iş arama, derken yeni ve bambaşka bir iş... Bu arada durmadan değişen yasalar. Çoğu arkadaşımız benim kadar da şanslı değiller. Özelleştirme mağdurları için çıkarılan garabet yasa sonucu neredeyse asgari ücretle, yılda 10 ay çalışıyorlar. Sırf ssk primleri ödensin diye.

Dedim ya, darısı olamayanların başına.

7 Ekim 2008 Salı

TON BALIĞI MESELESİ

Minnoş'un en sevdiği oyun, kapı açılınca apartmana kaçıp, ton balığı rüşveti ile eve dönmek oyunu. Kendimiz için aldığımız Dardanel marka ton balığını kullanıyordık bu iş için. Geçen gün pintiliğim tuttu üçte bir fiyatına satılan Migros markalı ton balığını aldım. Ve bilin bakalım ne oldu? Minnoş hanım şöyle bir kokladı ve ağzını bile sürmedi. Denemek için bütün gün ortada bıraktım ton balığını ı ıhh, yemedi. Dardanel aldım, yaladı yuttu. Ertesi gün tekrar aynı hikaye.
Kedi milletinin her önüne geleni yemediğini bilirdik ama bu kadarına pes dedim. İçime de kurt düştü, ucuz olan Migros markalı ton balığını niye yemiyor acep? Şimdi bunu firmaya sorsam gülerler de ben ciddi ciddi düşünmekteyim, işin içinde ne gibi bir bit yeniği var da bu balık niye üçte bir fiyatına satılıyor diye.

3 Ekim 2008 Cuma

KOLYE