28 Mayıs 2008 Çarşamba

BABAMIZIN ARDINDAN

Sevgili Oya'nın söylediği gibi 'sabrımız acımız kadar büyük' devam ediyoruz...

Buyurun Minnoş'un gece pencere önü keyfine...









20 Mayıs 2008 Salı

AMBULANS

Babamızı kaybettik.
Cuma günü başka bir hastaneye solunum desteği alır vaziyette naklettik.
Ambulans sürücüsü bütün çırpınmalarına karşın yolu açmakta zorlanıyordu.
Hazır aklımdayken bir kez daha anımsayalım:

AMBULANSA NASIL YOL VERİLİR?
Dr. Tijen Acarkan'dan dinliyoruz:
"Bir süre ambulans doktorluğu yapmıştım. Öyle zordur ki içeride saniyelerle yarışırken, ambulans şoförünün yerinde duramadığını ve parmaklarının direksiyona geçtiğini görürsünüz.
Haklıdır çünkü biz sürekli "Daha çabuk daha çabuk" derken, öndeki araçlar bir türlü ilerleyemez ve şoför bir türlü sol şeritte olmasına rağmen yol alamaz.
Trafik karışır... Korna sesleri... Bir karmaşa... Ambulans sireni ve kriz...
Ambulans sol şeritten sirenle gelirken, kendi şeritlerinde olmadığı için sağ şeritteki arabalar gayet rahatlar. Oysa bu siren sağ şerittekiler için! Çünkü sağ şeritteki araba duracak, önünde yer açılacak ki soldaki arabalar bu boşluğa girip sol şeritteki ambulansa yol açsın. Yoksa sağ şerit yol vermeden ilerlemeye devam ederse soldaki arabalar nasıl yol versin ambulansa?”
Lütfen bu konuda dikkat edelim ve yukarıda yazılanları hep hatırlayalım.

5 Mayıs 2008 Pazartesi

GENE HASTANEDEYİZ

Babamın ani rahatsızlığı üzerine birkaç gündür bir kez daha acil servis/yoğun bakım bekleme salonunda nöbetteyiz. Yıllardır oldukça deneyim kazandığımızdan hemen vardiya düzenini oluşturduk. Nenoni de her zamanki gibi koşup geldi, şu sıra o nöbette, akşam ben gideceğim.
Minnoş kızım ise bütün şımarıklığına rağmen bu yoğunluk içinde hemen sorun çıkarmayı bir kenara bırakıp anlayışlı kedi moduna geçti. Sabaha karşı eve geldiğimde kapıda karnını kaşıtarak beni karşılıyor, sonra da beraber uyuyoruz.
Sevgi ve sağlıkla kalın.

1 Mayıs 2008 Perşembe