26 Kasım 2008 Çarşamba

MİNNOŞ'UN ARKADAŞI GÜZEL TEKİR

Minnoş sokağa kaçtığı zaman onun sesine gelmişti eve. Zaten sevmiştik ama hepten sevdik haliyle.

Arada ziyarete gelir, mamasını yer, suyunu içer, gider. Benim, kendini zavallı sanan pisim de bakakalır ardından:))


İçimi sızlatan şey yemek yerkenki tavrıydı. Hızlı hızlı yedi, su içmeye yöneldi, dönüp zorla tekrar yedi. Biliyor tabii, bıraktığı dönüşünde orada olmayacak, başka pisiler yiyecek. Bir de bizim zillinin halini düşündüm, karnı acıkmış ve kazara mama kabı boşsa bağıra çağıra odasına götürüp boş kabı gösteriyor, sonra mamasının durduğu kilerin kapısına koşturup orada devam ediyor fırça çekmeye.
Sen daha sık gel güzel tekir, senin için mamamız hep var, hem de diyet diil:))

24 Kasım 2008 Pazartesi

TOMBİK TEKİR VİDEOSU

Çok şirin kedi görüntüleri var bu sitede ama özellikle bu tombişe çok güldüm.


Açılana kadar bayılmadınızsa, güzeldi di mi:))

22 Kasım 2008 Cumartesi

KRİSTAL KALP VE KEDİLİ KOLYE

Bu kristal kalbi 3 yıl önce yaptım. Bir süre telefon süsü, sonra kolye ucu olarak kullandım. Vee aslına döndü, yeniden telefon süsü oldu.



Bunu ise yeni anne olan kuzenime yolladım, kırmızı kırmızı kullansın.

Aşağıdaki kedi figürünü alalı epey oldu ama bir yere yakıştırıp kullanamıştım. Camtasarım'ın kolyesini görünce yerini bulmuş oldu.


Bu da küpeleri. Bu metal aparatlar da aynı şekilde alalı epeyce oldu ama kullanmamışım nedense.

17 Kasım 2008 Pazartesi

KAÇAN KEDİ YAKALANIR

Bi de cep telefonu yazıp sağa sola yapıştırıcam valla.







Hani emekli oldum, ohh fizik tedavim de bitii. Evde keyif yapıcam bugün, evdeki zilliyi unuttum tabi.

Kahvemi aldım yanıma bi yandan Nenoni ile yazışırken bir yandan gazetelere bakıyorum nette. Minnoş'un sesi çıkmıyor diye işkillenip arka odaya gittim. Ana ne göreyim, camdaki tel aralık, Minnoş ta arka bahçede otların üzerine oturmuş bana bakıyo. İşin vahim yanı evde yalnızım. Dolaptan ton balığı kutusunu kapıp arka balkona çıkmamla Minnoş'un sokaktaki arkadaşı güzel tekirin balkon duvarına zıplaması bir oldu. O ton balığını şapır şupur yerken bizim salak hala öyle bakıyo. Bahçeye de attım, ı ıh kıpırdamıyo. Neyse elimdeki kutuyu balkon duvarına bırakıp biraz da hemen balkonun altına döküp, yeni bir kutu balıkla bahçeye koştum.

Epeyce bi bahçe içinde koşturmadan sonra güzel tekir yediği ton balığını duvardan balkonun içine düşürdü ve Minnoş da balkona girdi. Şimdii, eve girip balkona çıksam geri kaçacak. Balkona tırmandım:D Valla yaptım. 45 yaşıma ve doksanlardaki kiloma rağmen:D Bizim obur yumulmuş balığı yerken yakalayıp eve soktum. Tabii hemen arkadaki apartmanlara eğlencelik olmam umurumda bile değil:)).

Ah be Minnoş evde keyif yapmak varken ne işin var sokaklarda!

14 Kasım 2008 Cuma

MİNNOŞ NEZARETİNDE YAPILAN KOLYELER

Geçenlerde Etsy'ye bakarken dikkatimi çekti. satış yapanların bir kısmı 'sigarasız ve evcil hayvansız ortamda yapılmıştır' notunu düşmüşler. Sigarayı anladık ta kedinin, köpeğin ne zararı var anlamadım. Bir gün netten satış yapmaya karar verirsem altına şu notu düşeceğim : Kedimiz Minnoş'un titiz gözetimi ve/veya denetiminde yapılmıştır. İşbu fotoğraflar da kanıtıdır:





Sevgili Oya yazmıştı ya bir tarihte, burası kedili mutfak, diye. Benimki de o hesap bunlar kedili kolyeler, kedi sevmeyen takmasın:))





10 Kasım 2008 Pazartesi

9 Kasım 2008 Pazar

AH MİNNOŞ

Bu sabah Minnoş gene kapının önünde dışarı çıkmak için mızırdayınca dayanamayıp onu da alıp anneme çıktım. Arka cam açıkmış. Bir baktık Minnoş yokkk!!! Camdan yandaki balkona oradan bahçe duvarına ve özgürlük... Hemen iki katın balkonlarına Minnoş hanımın battaniyelerini astık, evi tanımasına yardımcı olur belki diye. Hiç bahçe dışına çıkmamıştı ki. Elimize ton balıklarını alıp başladık beklemeye. Derken arada Minnoş'u ziyarete gelen, geldikçe de ton balığı ve taze su verdiğimiz tekir geldi gele gele. Onın sesine sanırım, Minnoş bahçe demirinin arkasında belirdi. Bahçeye indim koşup, elimde de ton balığı tabii, ı ıhh, ben gidince kaçtı. Sonunda Mailci'nin aklına bahçeye ton balığı atmak geldi. Minnoş ta hoop bahçeye tabii. Ben de peşinden:)) Yemek yerken gözü dünyayı görmez ya bizim cadının, apartmanın içine kovalamayı başardım. Sonrası kolay oldu.

Pazar sabahı epeyce bir yürek çarpıntısından sonra keyifli bir kahvaltı yaptık, Minnoş'un mızırdanmaları eşliğinde:)))

İtiraf ediyorum, yasını tutardım elbet ama her fırsatta eve girmeye çalışan o sokak kedisi tekiri alacaktım eve hemen.


Eh Minnoş, ne işin var pembiş patilerinle sokaklarda.

4 Kasım 2008 Salı

UYKU İLACIM

Kediden daha mükemmel bir uyku ilacı ve de yatak arkadaşı düşünemiyorum. Gece benimle uyuyor. Ancak akşamları Mailci salondaki kanapeye devrilirse, onu da ihmal etmeyip, hemmen yerini alıyor kızımız:))








Annoya, Minnoş'u da şişgöbek Minnoş diye mi vaftiz etsek, ne dersin:))