30 Mayıs 2007 Çarşamba

EBRUDAN KİTAP AYRACI



Ebru kursuna gidiyorum ya, Antalyadaki arkadaşlar bunu duyunca fulaaarrr diye bağırmışlardı ama üsgünüüm, kitap ayracına razı olacaklar :)

Ebrularım bir türlü istediğim gibi olmuyor, henüz. (Elbet yapabileceğim :)) Ben de yaptıklarımı birbirine yapıştırdım, uygun ebatta kestirdikten sonra preslettim. Eve gelirken yolda baktım baktııım, bana yakışmaz bu sadelik deyip mahallemizdeki ayakkabı tamircisine dalıp, ayraçların üst kısımlarına birer delik açtırdım. Gerisi keyfe keder oldu, kimine deri taktım, kimine floşun ucuna zincirle kristalleri yerleştirdim.

Nasıl olmuşlar?



Ayracıma konu mankenliği yapan Dağın Öteki Yüzü'ni okumadıysanız okuyun. Tam da şu günlerde iyi gidecektir Cumhuriyetin ilk yıllarını bir kez daha okumak.


29 Mayıs 2007 Salı

ŞİRİNİM BEN ŞİRİİNİİİİMMM

Fazla söze ne gerek var, şirinim işte. Napiiim elimde diil :)

25 Mayıs 2007 Cuma

ANKARA'DA HER YER İĞDE KOKUYOR

İğdeler çiçek açtı sonunda ve Ankara'ya yaz geldi.

Her zaman yaptığım üzere günlerdir açıp açmadıklarını kontrol ediyordum. Vee bu sabah bi baktııımm, açmışlar. Masamda minicik bir dal var şimdi, mis mis kokmakta. Yazı, çoşkuyu, sevinçleri getirecek...






Mis gibi kokan iğde dalları ilk yazı, ilk yaz ille de her türlü otun yeşile durduğu kırların ardındaki laciverde çalan hafif çırpıntılı denizi getiriyor aklıma.
Bir de rakı şişesinde balık olsam

21 Mayıs 2007 Pazartesi

BİR HAFTASONU KEYFİ DAHA

Minnoş giderek daha fazla uyuyor sanki. Ama ne tatlı uyuyor :))
Pembe polar battaniyesini örttüyseniz hiç şansınız yok, üzerinize yatacaktır. Kıskanıyor battaniyesini :)



Bir de masada herhangibir şeyle (yemek hariç, neyse ki onu öğrendi yemek örtüsü seriliyken masaya çıkmıyor) ilgilenirseniz, Minnoş Hanım duruma el koyup ya boncuklarınızın üzerine yatacak, ya da elinizi tekeline alacaktır :) Size de tek elinizle masadaki makinayla durumu görüntülemek kalır.

15 Mayıs 2007 Salı

MAYMUNUMMM BEN

Pazar günü tam Boncukçu ile keyif yaparken birden fırlayıp hazırlandı. Durur muyum hiç, her zamanki gibi kapının tam yanında mevzilendim ve onu göz hapsine aldım. Bir ara oyuncak filan atıp, ben oyuncağı kovalarken kaçıyordu ama artık yemiyorum bu numarayı. :)) Hiç oralı olmayıp gözümü kırpmadan ona bakıyorum :)) Velhasıl dayanamayıp hop beni de aldı kucağına, dedemlere çıktııkk.

Anneler günüymüş meğersemmm. Kahvaltı hazırladılar hediyeler çiçekler filan. Bu hediye işini seviyorum canım. Paketleriyle oynaması çok zevkli oluyo :)))


Tam oyuna dalmışkenn Boncukçu gene fotoğraf çekince pis pis baktığımın resmidir.

Tüm annelere sevgiler...

10 Mayıs 2007 Perşembe

GENE BEN, HEP BEN HEP BEN


Yüz versem burayı kaptırıcam. Yok gezi, yok ebru...

Bi de tek kıvırma çıkardı son günlerde. Taktı mı takıyor zaten. Akşam alıyor eline bi teli kıvırıp duruyor. Ben de sataşmıyorum artık fazla. Karşısındaki masanın altındaki sandaleyeye kıvrılıp keyif yapıyorum.

Bu arada salondaki kanapeye uzanan olursa hele değmeyin keyfime. Hop üzerindeyim hemen:))





1 Mayıs 2007 Salı

MUSTAFA PAŞA YA DA SİNASOS

Haftasonu aklım Çağlayan'da ben ise Kapadokya'da gezideydim. Çok bilinen yerler bir yana, Mustafa Paşa isimli kasaba beni büyüledi. İyi korunmuş bir tarihi mekan, gitmediyseniz mutlaka gidin ve gezin. Tabii oraya kadar gitmişken Asmalı Konak dizisindeki şu meşhur yanan evi de görün. (Sağ altta)


Eğer turla gittiyseniz, tur operatörünüzle peşinen anlaşın, Asmalı Konak'tan dönüşte sizi çağıran kapılardan tereddütsüz içeri dalın.

Rastgele girdiğimiz kapılardan birinden olağanüstü bir kervansaray (şimdilerde halı mağazası olmuş), diğerinden ise büyüleyici bir meslek Yüksek Okulu çıktı karşımıza.